* Hz. Ebu Bekir‘in vefat haberini duyar duymaz hıçkırıklara boğulan Hz. Ali, koşarak evine kadar gelir ve edepten iki büklüm şunları söylemeye başlar:‘ALLAH sana merhamet etsin ya Ebu Bekir! Sen insanların İslam yönüyle en önde olanı, iman yönüyle en mükemmeli, ALLAH tan en çok korkanı, yük itibariyle de en ağırının altına gireniydin.
Resulullah’ın izinde yürüme konusunda senden daha hassas, arkadaşları konusunda da senden daha duyarlı kimse olamaz. (Heysemi, Mecmau’z-Zevaid, 9/48)
Abdullah İbni Ömer şöyle der: “ Kureyş’ten 3 kişi, insanlar içinde en güzel yüzlü, en iyi ahlaklı ve en iyi hayalıdır. Seninle konuştuklarında yalan söylemezler, sen onlarla konuştuklarında seni yalanmazlardı. Bu üç kişi Ebu Bekir, Osman ve Ebu Ubeyde’dir.” (El-Hilyetü’l-Evliya, 1,56; El-İsabe,2, 253)
* Hz. Ömer diyor ki: “ O halifeliği döneminde insanları İslam prensiplerine o derece alıştırmıştır ki, ben yönetimi ele aldığım zaman hiçbir güçlükle karşılaşmadım.” (Kenz’ul Ummal 3, 300)
* Yine Hz. Ömer bir yerde şöyle der: “Ebu Bekir’in bir gecelik veya bir saatlik ameline karşılık bütün ömrüm boyunca yaptığım ibadetime değişirim.” (Efendimizle hicreti ve mağarada geçirdikleri geceyi kastetmiştir.)
* Hz.Aişe validemiz babası hakkında şöyle der: “Resulullah vefat ettiğinde, babamın karşılaştığı zorluklar, sağlam dağlara yüklenseydi onları paramparça ederdi. ALLAH’a yemin ederim ki, babam insanların ihtilafa düştükleri her konuyu İslam’daki değer ve ilgisine göre en süratli bir biçimde çözdü.”
* Yine Hz. Aişe validemiz babası hakkında şu enfes tabiri kullanır: “Babam gözü yaşlı, gönlü hüzünlü, sesi zayıf biri idi.”