Atatürk Diyor ki:
DİN ve LAİKLİK
Her şeyden evvel maneviyatın, kalp ve vicdan kuvvetinin yüksek tutulması şarttır.
Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç alakası olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler asri olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslamların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir?
Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil akılladır.
Bir dini tabii olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.(3 Şubat 1923)
İrticai fikirleri güdenler muayyen bir sınıfa dayanacaklarını sanıyorlar. Bu katiyen bir vehimdir, zandır. Yolumuzun üstüne dikilmek isteyenleri ezip geçeceğiz. Yenilik vadisinde duracak değiliz. Dünya müthiş bir cereyanla ilerliyor. Biz bu ahengin dışında kalabilir miyiz?
Şurasını açıkça söylemek lazımdır ki, bu milletin üç buçuk seneye sığdırdığı dava çok azametlidir.
Bunca asırlarda olduğu gibi bugün dahi kavimlerin cehlinden ve taassubundan istifade ederek binbir türlü siyasi ve şahsi maksat temini için dini alet ve vasıta olarak kullanmak teşebbüsünde bulunanların, içeride ve dışarıda mevcut oluşu, bizi, bu zeminde söz söylemekten ne yazık ki, henüz müstağni bulundurmuyor.(Nutuk)
Minberlerden aksedecek sözlerin bilinmesi ve anlaşması, fenni ve ilmi hakikatlere uygun olması lazımdır. Sayın hatiplerin siyasi, sosyal ve medeni durumları hergün takip etmeleri zaruridir.
Bunlar bilinmediği takdirde, halka yanlış telkinler verilmiş olur. Binaenaleyh hutbeler tamamen Türkçe ve zamanın icaplarına uygun olmalıdır ve olacaktır.(Şubat 1923)
Camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler itaat ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapmak lazım geldiğini düşünmek, yani meşveret için yapılmıştır. Millet işlerinden her ferdin zihni başlı başına faaliyette bulunmak elzemdir.
Türk Milleti daha dindar olmalıdır. Yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır demek istiyorum. Dinimize, bizzat hakikate nasıl inanıyorsam, öyle inanıyorum.(Şubat 1924)
Bizim dinimiz akla en uygun ve en tabii bir dindir ve ancak bundan dolayı son din olmuştur. Bir dinin tabii olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uyması lazımdır. Bizim dinimiz bunlara tamamen uyar.
Bizim dinimiz milletimize aşağılık, miskin ve hor görmeyi tavsiye etmez. Aksine Allah da, Peygamber de insanların ve milletlerin yücelik ve şereflerin muhafaza etmelerini emreder.(1923)
KAYNAK: Atatürk Diyor ki-Milli Eğitim Basımevi-İstanbul 1981
YAZAN: Sabri KÜÇÜKBAYRAM